Warner Rogers
Veri Dosyası
Karakter Hikayesi
Doğum
Warner Rogers 6 Kasım 1999 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Illinois Eyaletinin Şikago şehrinde Northwestern Memorial Hastanesi’nde doğmuştur.
Babası Rayner Rogers, Şikago Polis Departmanında kıdemli çavuştur.
Annesi Anna Rogers, Şikago Üniversitesinde Psikoloji Profesörüdür.
Tanışma
Rayner Rogers, Şikago Polis Departmanında Çavuş rütbesindeyken bir gün Şikago Üniversitesi içerisinden ağır silahlı bir gencin üniversite içerisinde ateş açtığına dair bir ihbar üzerine bölgeye intikal sağlar. Bölgeye vardıktan sonra aracının bagajından AR-15 tüfeğini alır ve çevredeki sivilleri bölgeden uzaklaştırır.
Üniversite içerisinde yüksek ateş sesleri duyan Rayner telsizden bölgeye SWAT birimi talep eder.
Ardından, uzun bir bekleyiş sonrası SWAT birimleri gelir.
Şikago Polis Teşkilatı, üniversitenin içerisinde sivilleri güvenli bir şekilde çıkarmak için Rayner’a bir ekip verir ve SWAT’larla eş zamanlı olarak farklı noktalardan üniversiteye giriş sağlar.
Rayner 1. kattaki bütün sınıflardaki sivilleri dışarı çıkarır ardından 2. katta bir psikoloji sınıfına girer.
Sınıftaki Profesör Anna ve öğrenciler sınıfın kapısını sıralar ile kapatmıştır.
Rayner, çabucak öğrencilere kapının önündeki engelleri kaldırmalarını ve kapıyı açmalarını söyler.
Kapıdaki engeller hızlıca kaldırırlar ve kapıyı açarlar Rayner, sınıftakilerin tıbbi durumunu kontrol eder ve Anna’nın bacağından vurulduğunu görür Rayner, hızlı bir şekilde ekibini çağırır, ilk yardım kitinden turnike alır ve Anna’nın ayağına takarak kanamayı durdurur.
Ardından Anna’yı kucağına alarak üniversiteden dışarı çıkarır ve yakınlardaki paramedik ekiplerine teslim eder.
Bu süreçte üniversitedeki silahlı saldırgan vurularak etkisiz hale getirilir.
Rayner, mesai sonrası hastaneye giderek Anna’yı ziyaret eder ve Rayner ve Anna arasındaki tanışıklık burada başlar.
Yaklaşık 4 yıllık bir ilişkiden sonra Rayner Polis Departmanında Anna’ya evlenme teklifi eder.
1997 Yılında Rayner Rogers, Kıdemli Çavuş rütbesine terfi eder.
Lise Yılları
Warner, lise yıllarında okul etkinliklerine çoğunlukla fazla katılırdı. En büyük başarısı spor alanında elde eden Warner, okulunun Amerikan Futbolu takımında gösterdiği performansı sayesinde kısa zamanda takımın kaptanı oldu.
Futbol sahasında liderlik yetenekleri ve cesaretiyle dikkat çekti. Warner, Sadece güçlü bir oyuncu değil, aynı zamanda takım arkadaşlarına moral veren bir kaptandı. Takımını, okul tarihindeki başarılı sezonlardan birine taşıyarak hem arkadaşlarının hem de öğretmenlerinin takdirini kazandı.
Amerikan Futbolu sayesinde Warner hem fiziksel hem de duygusal olarak güçlendi. Bu deneyim, disiplin, dayanıklılık ve takım çalışması gibi değerleri güçlendirdi. Spor, Warner’ın liderlik becerilerinin gelişmesine de katkıda bulunarak ilerideki polislik kariyeri için önemli bir temel oluşturdu.
Polis Akademisi Yılları
Warner için Akademi hayatı, tahmin ettiğinden çok daha zorluydu.
İlk gün, Akademi eğitmeni Dedektif McAllister, yeni gelen adaylara bağırarak onları sıraya dizdi.
McAllister, şehrin suçla mücadele eden dedektiflerinden biriydi ve Warner, bu adamın altında eğitim alacağı için hem korkuyor hem de heyecanlıydı.
McAllister, disiplinin önemini vurgulayarak, “Buraya sadece polis olmayı öğrenmeye gelmediniz, adaleti sağlamayı ve bazen kendi hayatınızda muhtemelen bazı fiziksel ve psikolojik yaraları almaya geldiniz!” dedi. Warner, bu sözleri aklına kazıdı.
Akademide, eğitim sabahın erken saatlerinde yoğun fiziksel antrenmanlarla başlıyordu. Warner, kışın Şikago soğuğunda sabah koşuları yaparken, soğuk havayı ciğerlerine çekerken iradesini güçlendirmeye çalışıyordu.
Her gün, dayanıklılığını artıran koşular, engel parkurları, takım çalışması oyunları ve dövüş eğitimleriyle geçiyordu.
Fakat Akademi sadece fiziksel yetenekleri ölçmüyordu.
Warner, çatışma çözme, müzakere, silah kullanımı ve hatta şehirdeki çete faaliyetleri hakkında kapsamlı dersler aldı.
McAllister “Sakın unutmayın Şikago’da akademi eğitimi alıyorsunuz eğer başka bir şehirde polislik düşünüyorsanız bazı protokoller var. Bu protokolleri zaten biliyorsunuz ama unutmamanız gereken fark Şikago Şehri, Illinois Eyaletine bağlı ve şu anda bu eyaletin belirlemiş olduğu yasaları öğreniyorsunuz fakat her eyaletin yasaları farklı olabilir. Bu yüzden başka bir eyalette polislik düşünüyorsanız o eyaletin yasalarını ezberlemeyi sakın unutmayın. Muhtemel olarak yasa ve bazı şehir farklılıkları sebebiyle polislik yapmak istediğiniz şehirlerine bağlı olan eyalet, şehirleri için farklı Polis Akademi eğitiminden geçmeniz gerekebilir.”
Warner bu sözleri dikkate aldı fakat Şikago şehrinde babasının yanında polislik yapmayı düşünüyordu.
Teorik dersler sırasında, suç psikolojisi ve şehir planlaması gibi konular hakkında derinlemesine eğitim alıyorlardı.
Eğitim sırasında, Warner, akademideki yetenekli adaylardan biri haline geldi, ancak bu onun için her zaman kolay olmadı. Babasının gölgesinde büyümenin getirdiği baskı, her adımında hissediliyordu. Dedektif McAllister, bir gün onu özel olarak çağırarak, “Nasılsın, Warner?” “Sağ olun Dedektif McAllister, Siz nasılsınız” Soğukkanlı bir şekilde McAllister “Rayner Rogers’ın oğlusun değil mi?” Warner’ın yüzünde bir gurur ifadesiyle “Evet, Dedektif” der ve McAllister “Rayner’ın Oğlu olmak burada ve dışarıda sana avantaj sağlamaz Warner. Bu mesleğe layık olduğunu göstermelisin. Muhtemelen Şikago’da babanın yanında polislik yapmak istiyorsun değil mi?” Dedi. Warner Tedirgin bir şekilde yutkundu “Evet, Dedektif” dedi McAllister’ın kaşları çatık bir şekilde “Sana önerim ve tavsiyem başka eyalete gitmen çünkü bu şehirde yapacağın polislikte sana faydadan çok zarar verir hem sana hem de yanındakilere.”
“Öneriniz için teşekkürler Dedektif”
“Dinlediğin için teşekkür ederim eğitimine geri dönebilirsin”
Odadan çıktıktan sonra Warner, şok üzerine bazı kafa karışıkları yaşadı. Sürekli kendisine sorular soruyordu “Ne yapmalıyım ?”
Bu sözler ve sorular Warner’ın kafasında yankılandı. Kendisini sadece babasının adıyla tanımlamamak, kendi kimliğini oluşturmak zorundaydı.
Ama bir sıkıntı var bunu nasıl yapacaktı.
Birkaç ay sonra Warner Şikago Polis Akademisinden başarıyla mezun oldu.
Warner’ın Babası ve annesi bu haberi evlerinde büyük bir partiyle kutladı.
Partide Dedektif McAllister’da vardı ve Warner elinde bira ile evin dışına çıkıp evinin önündeki tahta çitlere yaslanıp mutlu bir şekilde havaya doğru bir süre bakındı ardından evinin önünde bir araç gördü ve ona doğru dikkatlice baktı ardından arkasından Dedektif McAllister, Warner’ın omuzuna elini koydu ve “Güzel araç değil mi ? Chevrolet Impala, 1967 model” Warner arkasına döndü ve hafif bir gülümsemeyle “Evet, güzelmiş” dedi Dedektif McAllister, Warner’ın yanına geldi ve elinde buzlu viski bardağı ile çitlere yaslandı.
McAllister “Nasıl hissettiğini az çok tahmin ediyorum. Ama öğretilerimi unutma bu his geçici ve sana ilerde hatalar yaptırabilir o yüzden her zaman tetikte olmalısın.” Dedi Warner anlık olarak McAllister’a bakıp gülümseyerek “Anlaşıldı Dedektif” der ve Warner ile McAllister kısa bir kahkaha atarlar. McAllister “Warner! Akademide sana söylediklerimi düşündün mü?” Warner anlık sessiz olur. “Düşündüm fakat ne tür bir karar alacağımı bilmiyorum” McAllister “Bak Warner babanla birlikte ne kadar çok çalışmak istediğini biliyorum fakat bu çalışma beraberinde yanındakilerin kıskançlığı ve kini ile dönüş yapabilir.
Sen güçlü bir iradeye sahipsin bunların sana işlemeyeceğini düşünebilirsin. Bende zamanında bana hiçbir şeyin işlemeyeceğini düşünürdüm fakat bulunduğumuz meslek normal bir meslek değil karşına birçok olay çıkacak insanlığını sorgulayacağın ve bu hislerle tek başına başa çıkmazsan bir gün yalnız olduğunda nasıl başa çıkacaksın. Çıkamazsın.” McAllister, Warner’ın omuzuna hafifçe vurur “Ama ne karar verirsen ver saygıyla yaklaşacağımı da unutma.” Der ve hafifçe gülümser.
Parti bittikten birkaç gün sonra Warner, elinde Şikago Polis Departmanı başvuru kağıdı ile eve döner ve babası ile karşılaşır. Rayner, Warner’a bakar ve eli ile gel işareti yapar ve Warner’ın odasına doğru çıkarlar.
Rayner, Warner’ın çalışma masasının sandalyesine oturdu ve Warner’da babasının karşısındaki sandalyeye oturdu. Rayner “Seninle bu konuşmayı yapmayı uzun zamandır bekliyordum Warner” Warner babasına dikkatle bakar ve hafif bir gerginlik hisseder. Rayner “Warner, oğlum seninle gurur duyuyorum. Ve bundan sonra alacağın kararlara, sorumluluklara, hatalarına göğüs gererek ilerleyeceğinden hiç şüphem yok.” Rayner hafif kekelemeye başlar “Ve ben sana…….” Rayner elini birkaç kez sıkmaya başlar. “Ben…….”
Warner ilk başta babasının bu haline şaşırmıştı ama bir süre sonra babasının ona ne söyleyeceğini hemen tahmin etmişti. Warner “Baba ne diyeceğini biliyorum.” Warner’ın yüzünde hafif bir gülümseme ile babasına bakıp elindeki başvuru kağıdını masaya bırakır. Rayner kağıda bakar Şikago polis departmanı başvuru formu bilgileri yazılmış fakat imzalanmamıştı. Warner babasına bakıp “Ne kadar çok seninle çalışmak istesem de polisliği kendi başıma ve kendi yolumda tanıma kararı aldım.” Der. Rayner, oğluna doğru bakar ve şiddetli bir şekilde ayağa kalkar hemen Warner’ın yanına gider ve oğluna sımsıkı sarılır.
2021 Yılı Oakland, California - Oakland Polis Departmanı
2021 Yılında Warner Rogers, California’ya geldikten sonra Oakland Polis Departmanı (OPD) bünyesinde devriye memuru olarak göreve başladı. Şehre ilk adım attığı andan itibaren Oakland’ın Şikago’dan farklı ama en az onun kadar sert bir yapısı olduğunu fark etti. Sokaklar daha dardı ve çeteler sokaklarda kol geziyordu.
İlk aylarında Warner, klasik devriye görevlerinde yer aldı. Silahlı ihbarlar, çete çatışmaları, uyuşturucu baskınları ve gecenin ilerleyen saatlerinde gelen şüpheli ihbarlar. Warner sahada soğukkanlıydı ancak dikkat çeken bir yönü vardı. Olaylardan sonra herkes raporu hızlıca geçip konuyu kapatmak isterken, Warner ayrıntılara takılıyordu. Zaman çizelgelerini netleştiriyor, tanık ifadelerini birebir aktarıyor, olay yerindeki küçük detayları bile yazıya döküyordu.
Bu alışkanlık, kısa sürede üstlerinin dikkatini çekti.
Bir süre sonra Warner’a, Cinayet Büro tarafından geçici bir görevlendirme teklifi sunuldu. Bu bir terfi değildi, bir ödül de sayılmazdı. Warner, cinayet bürosunda stajyer / gözlemci olarak bulunacaktı. Yetkisi sınırlıydı, karar mekanizmasının parçası değildi ama dosyalar ve belirli soruşturmaların içindeydi. Cinayet bürosunda geçirdiği ilk günlerde Warner, Olay yeri incelemelerini uzaktan izledi, sorgu odasında tek kelime etmeden saatlerce oturdu, cinayet dosyalarını kronolojik olarak inceledi ve çete bağlantılarını haritalandıran raporları okudu.
Burada gördükleri, devriyede alıştıklarından çok daha ağırdı. Cinayetler plansız değildi çoğu mesaj içeriyordu. Cinayet bürosundaki dedektifler için bu normaldi ama Warner için her dosya yeni bir yük anlamına geliyordu.
Staj sürecinde, Warner’ın en çok dikkat çeken yönü raporlardı.
Kendisine verilen gözlem notlarını sıradan şekilde teslim etmek yerine, Warner olayları kendi cümleleriyle, düzenli ve teknik bir dille yazıyordu. Bazı dedektifler bu duruma başta alaycı yaklaştı. “Stajyer dosyaları fazla ciddiye alıyor” diyenler oldu. Ancak zamanla Warner’ın yazdıkları, dosyaların içinde referans olarak kullanılmaya başlandı.
Cinayet bürosu içinde, şaka yollu ama kalıcı bir lakap takıldı:
“Doküman Adam.”
Warner bu lakabı duyduğunda hafif hoşuna gitmişti. Onun için yazmak, gördüklerini kontrol altında tutmak ve en ufak detayları unutmamak için tek yoldu. Sahada kontrol edemediği şeyleri, kâğıt üzerinde düzenliyordu.
Birkaç ay sonra Warner, artık koridorlarda yabancı gibi dolaşmıyordu. Kimse ona “dedektif” demiyor, kimse yetki vermiyordu. Masasında biriken raporlar, okuduğu ifadeler ve tuttuğu notlar, onun cinayet bürosuna sadece bakmak için gelmediğini gösteriyordu.
Bir akşamüstü, büro neredeyse boşalmışken Warner yine bir dosyanın başında oturuyordu. Çete bağlantılı bir cinayet dosyasını, zaman çizelgesine bölmüş, olay yeri, tanık, kamera kayıtları ve adli raporu ayrı ayrı not almıştı. Kapının önünde durup bir süre onu izleyen kişi, Dedektif Marcus Hale.
Dedektif, masaya yaklaşıp dosyaya baktı. “Bunu sana kim verdi?” Warner başını kaldırmadan “Kimse vermedi. Arşivden aldım.” Dedi.
Dedektif kısa bir sessizlikten sonra dosyayı eline aldı, birkaç sayfayı çevirdi. Warner’ın notları düzgündü, abartısızdı ve sahadaki detayları masa başına doğru şekilde taşıyordu. Dedektif dosyayı masaya bıraktı ve sessizce bürodan ayrıldı.
Birkaç gün sonra bazı sabahlar Warner’ın masasının üzerinde yeni dosyalar belirmeye başladı. Resmi bir talimat yoktu, sözlü bir emir de verilmedi. Sadece “bakabilir misin?” denilen klasörler.
Staj süreci ilerledikçe, dedektif Hale, Warner’ı zaman zaman olay yerine de götürmeye başladı. Warner hala gözlemciydi. Sorgu yapmıyor, karar vermiyor, sadece dinliyor ve not alıyordu. Ama sahada şunu fark etti: Dedektif, olayları Warner’ın gözünden kaçırmıyordu. Warner’ın durduğu nokta, baktığı detaylar, sorduğu kısa ama net sorular dedektifin dikkatini çekmişti.
Bir süre sonra bu ilişki, staj sınırlarını aşmaya başladı. Warner, dedektifle birlikte sahaya çıkan memur gibi hareket ediyor, olay yeri sonrası raporları birlikte değerlendiriyordu. Resmi kayıtlarda hala “devriye memuruydu” ama kısmen dedektif partneri gibi çalışıyordu.
Bu süreçte aralarındaki bağ sadece işte kalmadı. Uzun vardiyalardan sonra kahve içmeye başladılar. Bazen dosyalar konuşuldu, bazen hiç konuşulmadı. Dedektif, Warner’a sadece mesleği öğretmiyordu polisliğin yükünü de gösteriyordu.
“Bu iş dosyayla bitmez,” demişti bir gün. “Eve gittiğinde kafanı da kapatmayı öğrenmezsen, kafayı yersin hiç susmaz o kafa.”
Oakland Limanı’nın kuzeydoğusunda, Middle Harbor Road ile 7th Street hattı arasında kalan, konteyner sahaları ve terk edilmiş depolarla çevrili sanayi bölgesi sabahın erken saatlerinde polis araçlarıyla dolmaya başlamıştı. Bölge, çetelerin “iz bırakmadan mesaj vermeyi” sevdiği noktalardan biriydi.
Warner, Dedektif Marcus Hale ile bölgeye yöneldi.
Sirenler sustuğunda ortam neredeyse tamamen sessizleşti. Hale bir an durup çevreyi süzdü.
“Burası,” dedi kısa bir tonla. “İzole bir bölge. Bilinçli seçilmiş.”
Bariyerin altından geçtiklerinde Warner birkaç adım attı ve istemsizce durdu. Gövde, eski bir depo duvarına yakın bir noktada bulunmuştu. Baş gövdeden ayrılmıştı.
Warner’ın midesi hafifçe bulanmaya başladı
Nefesini kontrol etmeye çalıştı. Gözlerini kaçırmamaya çalıştı Eğitimlerde anlatılan hiçbir şey, yerde duran olaya hazırlamamıştı. Hale bunu fark etti ve “Kusacaksan bir torbaya kus veya olay yerinin çok uzağına git. Olay yerini kirletme” dedi ve Warner’ın omuzuna hafifçe vurdu. Warner kısık bir sesle “İyim sıkıntı yok.” Dedi.
Olay yeri inceleme ekipleri çalışırken Warner, birkaç gün önce aldığı kısa CID eğitimini uygulama fırsatı buldu. Luminol kullanımı, parmak izi alma prosedürü, kesici alet travmalarında kenar yapısının incelenmesi. Kesik düzgündü. Kuvvet kontrollüydü.
Kimlik tespiti parmak iziyle yapıldı: Marisol Álvarez.
Latin Amerikalıydı. Oakland’da doğmamıştı ama yıllardır şehirde yaşıyordu. Sabıka kaydı yoktu. Çete bağlantısı yoktu. Dosyası, olması gerekenden fazlasıyla temizdi.
Cinayetten birkaç gün sonra, Marisol Álvarez’in çalıştığı yerin patronunun telefonuna bir video kaydı düştü.
Kayıtta Marisol diz çökmüştü. Ellerinin arkadan bağlı olduğu belliydi. Arkasında yüzleri maskeli iki kişi duruyordu. Yüzleri görünmüyordu ama duruşları rahattı. Kamera sabitti. Ses yoktu.
Marisol Álvarez’in sağlık kayıtları incelendiğinde zaman çizelgesi dosyanın yönünü tamamen değiştirdi.
Álvarez, ölümünden yalnızca yaklaşık bir saat önce, Oakland’daki bir hastanenin acil servisinden taburcu edilmişti. Kayıtlarda sebebi: trafik kazası. Hayati tehlike yoktu ancak geçici sinir hasarı ve şiddetli travma nedeniyle tekerlekli sandalyeyle hareket ediyordu.
Hastanede kalış süresi kısaydı. Müdahaleler tamamlandıktan sonra taburcu notuna tek bir ifade düşülmüştü:
“Hasta, arkadaşlarının kendisini almaya geleceğini beyan ederek taburcu edildi.”
Marcus Hale bu satırı ikinci kez okudu. “Arkadaşları ?”
Hastanenin kamera kayıtları acil kodla istendi. Warner kayıtları izlerken zamanı saniye saniyesine not alıyordu. Çıkış saati, kamera açısı, araç giriş süresi hepsini rapora yazıyor.
Marisol Álvarez, engelli sandalyesiyle, hastanenin ana girişinde bekliyordu. Üzerinde taburcu kıyafetleri vardı. Ne yardım çağırıyordu ne de etrafa bakınıyordu. Sadece birini bekler gibi yola bakıyordu.
Dakikalar sonra siyah bir araç kadraja girdi. Araç, girişin hemen önünde durdu. Plaka kameraya hiç dönmedi. Camlar koyuydu. Araçtan iki kişi indi. Yüzleri hiçbir açıdan net görünmüyordu. Maske yoktu. Kısa bir konuşma oldu. Ardından biri sandalyeyi tuttu, diğeri arka kapıyı açtı.
Marisol Álvarez araca kendi rızasıyla bindirildi. Direnç, bağırma, çığlık yoktu.
Araç hastane önünden ayrıldığında, saat ile ölüm saati arasında yaklaşık bir saatlik boşluk vardı. Warner görüntüyü durdurdu ve Dedektife doğru bakıp “Dedektif…” dedi düşük bir sesle. “Bu bir kaçırma değil.” Dedektif, Warner’a doğru bakıp “Hayır değil” dedi ve sağ elini yüzüne doğru götürdü.
Marisol Álvarez dosyası ilerlemiyordu. Ne ileri gidiyor ne de kapanıyordu.
Arkadaş çevresi incelendi birkaç isim çıktı ama hepsi sicili küçük suçlardı. Polise mukavemet, küçük çaplı kavgalar, kamu düzenini bozma… Hiçbiri baş kesilerek işlenen bir cinayeti açıklayacak seviyede değildi. Álvarez’in Patronu konuştu, sağlık çalışanları dinlendi, kamera açıları tekrar tekrar izlendi.
Araç yoktu, plaka yoktu, yüz yoktu. Dosya, boşluklardan ibaretti.
Tam bu noktada Oakland’da denge bozuldu.
Liman hattında başlayan çete savaşları, birkaç gün içinde şehir geneline yayıldı. Silahlı saldırılar, infazlar, kaybolan kişiler… Ardından cinayetler gelmeye başladı. Aynı yöntemler, aynı mesaj dili, aynı soğukkanlılık. Ve dosyalar, başka birimlere değil, Hale ve Warner’a verildi. Bir cinayet yetmezmiş gibi, üç dosya daha. Sonra iki tane daha. Álvarez dosyası askıda kaldı. Diğer soruşturmalar yavaşladı. Üstler sonuç istiyordu. Basın baskısı artıyordu. Hale uyumamaya başladı. Warner daha uzun daha çok rapor yazmaya başladı.
Haftalar sonra, bir sabah. Marcus Hale göreve gelmedi. Warner tam olarak nerede olduğunu sorgulasa da cevap alamıyordu. Öğleden sonra haber geldi. Hale, evinde ölü bulunmuştu. Silah kendisine aitti. Olay yeri ilk bakışta intihar gibiydi. Ama detaylar… Detaylar hiçbir yere tam oturmuyordu. Zorlanma, not yoktu. Ama pozisyon da temiz değildi. Soruşturma açıldı. Sonuç kesinleşmedi.
Cinayet mi? İntihar mı? Dosya açık kaldı.
Warner, Hale’in masasındaki son dosyayı toplarken şunu fark etti:
Álvarez dosyası, en üstteydi.
Bir not iliştirilmişti.
Hale’in el yazısıyla.
“Bu dosya bitmedi.”
Kısa bir süre sonra Warner aktif sahadan çekildi. Psikolojik değerlendirme sonucunda psikolojik destek almasına karar verildi ve uzaklaştırma aldı.
Mesleğe Geri Dönüş
Psikolojik destek almasından aylar sonra Warner Rogers tekrar göreve dönmeye hazır olduğunu söyledi ve gerekli hukuksal süreçlere başladı ve tekrardan göreve dönme kararı verildi fakat kendisini San Andreas Eyaletinin Los Santo Şehrindeki Alta Polis İstasyonuna tayin etme kararı verdiler ve gerekli yasal süreç başladı. Warner, Oakland’de yaşadığı süreci arkasında bırakmak zorunda bırakıldı ve mesleki hayatına Alta Polis İstasyonunda devam ederek sürdürecekti.